Yol Akademi

 


Yol Akademi Ders Programı ve Amacı

 

Kadın Tarihi, Doğa, Toplumsal Cinsiyet, Bugünümüz ve Geleceğimiz

Bugün içinde olduğumuz ve nefes almakta zorlandığımız toplumsal krizler; eşitsizlikler, şiddet sarmalları ve ekolojik yıkımlar yalnızca bugünün problemleri değil, binlerce yıllık eril tarih yazımının ve tahakküm ilişkilerinin birer sonucudur. Tarih boyunca hem kadınlar hem de doğa “edilgen birer kaynak” olarak kodlanmış; iktidar mekanizmaları bu iki temel üretkenlik alanını denetim altına alarak, iliklerine kadar sömürerek bugünkü dünya düzenini inşa etmiştir.

Ancak hafıza sadece iktidarın yazdıklarından ibaret değildir. Çatalhöyük’ün duvarlarından Hititlerin şifacı kadınlarına, kadim doğa inançlarından günümüzdeki direniş hatlarına kadar uzanan çok sağlam bir kökümüz var.

Evet, tam da bu nedenle Yol Akademi’de uzun soluklu, kadınların öncülüğünde ama cinsiyet ayrımı da olmadan birlikte düşünerek, birlikte tartışarak imkânlar üzerine söz büyüteceğiz. Tarihi sadece kazımak için değil, eşit ve adil bir yaşam hakkı etiği için birlikte yeniden kurmak, birlikte tasarlamak için yola çıkacağız.

Toplumsal Cinsiyet: Ortak Bir Zihniyet Dönüşümü

Toplumsal cinsiyet çalışmaları, sıklıkla yalnızca kadınların bir araya gelerek tartıştığı bir alan olarak görülür. Oysa eril sistemin yarattığı yıkım, en başta erkekliği de tahrip eden, duygu siyaseti ile duygulardan arındıran ve şiddete mahkûm eden bir yapıdır. Bugün savaş politikalarının ve bunun üzerinden şekillenen sermaye birikim sürecinin, tüm dünyada faşizmin kadrolaştığı bir momentte, kadınlığın ve erkekliğin inşasını birlikte ele alacağız. Bu yüzden bu programın temel gayesi; kadınların ve erkeklerin aynı düzlemde, ortak bir zihniyet dönüşümünü gerçekleştirmesidir.


Tarihi Yazan, Fakat Tarihe Adı Yazılmayan Kadınlar!

Toplumsal sözleşmelerle de desteklenen sivil toplum, aynı zamanda kadınların bedeni ve emeği üzerinde erkeklere hak ve iktidar veren bir patriyarkal düzendir. Bu düzenin yeniden üretimi ve aktarımı için eril tarih yazıcılığı, kadının “kimliksizlik” sorununu beslemiştir. Oysa “hafıza ve bellek” kadın mücadelesi için stratejik önem taşır. Bu manada kadının aslında tarihi yoktur; tarih erkeklerin ve egemenlerin tarihidir. Ama kadınların tarihsel öfkesi ve direnişi, her şeye karşın bir dip akıntısı olarak sürer. Mücadele ağı bir zincir gibidir ve bu halkalar, hangi coğrafyada, hangi kültürde, hangi dilde, hangi dinde olursa olsun birbirini besleyen, birbirini çoğaltan ve var eden tarihsel bir dizgedir. Egemenin, iktidar sahiplerinin, erkeğin tarih sayfalarında olmayan kadınlar, kolektif hafızadan aldıkları ışık ile kendi tarihlerini yaparlar.

Özgürlük mücadelesini daha da harlamak her birey için ontolojik bir görevdir. Ve bu bilinçle; tarihi yapan fakat tarihi yazılmayan kadınların tarihini de yine bizler birlikte yazmaya devam edeceğiz.

Her türlü iktidar ve otorite ilişkisine, kapitalist sisteme, gelenek, töre ve sosyal normlar adı altında dayatılan normatif uygulamalara, ahlâk hapishanelerine boyun eğmeyen tüm kadınları yâd edeceğiz. Onların mücadelesini tarihin silik sayfalarından gün ışığına çıkartarak eril tarih yazımına karşı bir karşı hegemonya hattı oluşturacağız.


 

Maya Angelou’nun dediği gibi:

“Bir kadın, ne zaman kendi sesini duyurmak için ayağa kalksa, planlamamış bile olsa, tüm kadınlar için de ayağa kalkmış olur.”

 

 

Yol Akademi’de Güz Dönemi Dersleri

Yol Akademi olarak güz döneminde, kadın, tarih ve toplumsal cinsiyet ekseninde yeni bir ders programıyla başlıyoruz.

Bu dönem derslerimizde;

  • Kadın Tarihi
  • Toplumsal Cinsiyet
  • Tarihi Yapan, Fakat Tarihe Yazılmayan Kadınlar

başlıkları üzerinden kadınların tarihsel deneyimlerini, toplumsal rollerini ve tarih yazımındaki görünürlük/görünmezlik meselesini ele alacağız.

Kadınların yalnızca tarihin anlatılan özneleri değil, aynı zamanda tarihi yapan, taşıyan ve dönüştüren aktörler olduğu fikrinden hareketle; hafıza, deneyim, emek ve toplumsal dönüşüm bağlamında kapsamlı tartışmalar yürüteceğiz.

 

 

Eğitim Yaklaşımı.

Yol Akademi, toplumsal cinsiyet meselesini yalnızca kadınların sorunu olarak görmeyen bir yaklaşımı benimser. Kadınların ve erkeklerin birlikte katılımını esas alan program, katılımcıları öncelikle cinsiyet kategorileriyle değil, Alevi düşüncesinin “Can” kavramının işaret ettiği ortak insanlık hâli üzerinden buluşturmayı amaçlar. Bu anlamda “Can”, farklılıkları ortadan kaldıran değil, farklılıklar arasında eşitlik, karşılıklılık ve birlikte var olma imkânını düşünen bir kavramsal zemin olarak ele alınmaktadır. Program; birlikte öğrenmeyi, eleştirel düşünmeyi, sorgulamayı ve toplumsal değişim ile dönüşümü birlikte gerçekleştirme iradesini merkeze almaktadır. Bu yaklaşımda “Can”, farklılıkları yok sayan değil, farklılıklar arasında eşitlik, karşılıklılık ve birlikte var olma imkânını düşünmeye olanak sağlayan bir kavramsal zemin olarak ele alınmaktadır.

 

Yol Akademi, hafta içi çevrim içi olarak gerçekleştirilecek akademik oturumlardan oluşmaktadır. Derslerin tamamlanmasının ardından, bahar döneminde Bodrum Alevi Bektaşi Kültür Derneği Cemevi iş birliğiyle, birkaç gün sürecek yüz yüze bir çalıştay gerçekleştirilmesi planlanmaktadır.

 


 

 DAVET

 

Bu program; geçmişin tortularından arınmak, doğayla ve birbirimizle yeniden “can” bağı kurmak ve özgür bir toplumsal geleceği örmek isteyen herkes için bir başlangıç noktasıdır.

Tarihin “öteki” yüzünü birlikte okumaya, anlamaya ve dönüştürmeye davetlisiniz.

 

Yol Akademi